Pandemi süreci, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini süratle benimsemesi ve tamamlaması için büyük bir baskı oluşturmuştur. Dijital dönüşümünü tamamlayan işletmeler varlıklarına devam ederken, bu alanda yeterli olgunluğa ulaşamayan işletmelerin faaliyetlerine son vermek zorunda kaldığı bir dönem yaşanmıştır. Türkiye’deki işletmeler de uzaktan çalışma yöntemlerini uygulamaya ve müşterilerine uzaktan hizmet verebilmek için gerekli altyapıyı hazırlamaya çalışmaktadırlar.
Dijital dönüşüm; hızla gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu imkanlar ve değişen toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda, organizasyonların daha etkin, verimli hizmet vermek amacıyla insan, iş süreçleri ve teknoloji unsurlarında gerçekleştirdiği bütüncül dönüşümdür.
Olgunluk Seviyesini Ölçmenin Önemi
İşletmeler dijital dönüşüm sürecinde çeşitli güçlüklerle karşılaşabilmekte ve hedefledikleri seviyede dönüşüm gerçekleştirmekte zorluk çekmektedir. Bu noktada en önemli ihtiyaç, işletmelerin dijital dönüşümde ulaştıkları seviyeyi (yani olgunluklarını) ölçme, sorun alanlarını tespit etme ve bu sonuçlara göre planlarını iyileştirme araç ve tekniklerine erişebilmeleridir.
Dijital olgunluk, bir şirketin dijital alandaki değişikliklere verdiği tepkinin yeterliliği ve dijital kazanımların iş dünyasına uygulanma seviyesinin yanı sıra çalışanların dijital gelişiminin sağlanması olarak ifade edilmektedir.
Mevcut Modellerin Eleştirisi ve KOBİ İhtiyacı
Mevcut dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 olgunluk seviyesini ölçmeyi amaçlayan ölçekler, literatür taraması yöntemiyle incelenmiştir. İncelenen modellerin çoğu, kapsam olarak ülke, sektör veya kurumları hedeflemektedir.
Karşılaştırma sonucunda, anket veya ölçek bazlı mevcut yaklaşımların aşağıdaki genel sorunları taşıdığı tespit edilmiştir:
- Hedefleme: Ölçeklerin genellikle ülke veya kurumu hedeflemesi, KOBİ’ler tarafından uygulanmasını kısıtlamaktadır.
- Öznellik: Ankete dayalı ölçeklerin kişisel algılara dayandığı ve cevaplayıcının bilgi seviyesinden etkilenerek sonucun doğruluğunu olumsuz etkilediği görülmüştür.
- Somut Ölçüm Eksikliği: Mevcut modeller, işletmeleri strateji ve yönetim gibi boyutlarda incelemekte; ancak iş fonksiyonları, elektronik iş araçlarının kullanımı ve fonksiyonlar arası bilgi alışverişi gibi somut konuları göz ardı etmektedir.
Bu bağlamda, KOBİ’ler tarafından uygulanabilecek, esnek, iş fonksiyonlarının somut olarak ölçümlendiği ve kısa zamanda uygulanabilecek yeni bir ölçek geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
Dijital Olgunluğun Temeli: Fonksiyonlar ve Entegrasyon
Bir işletmenin dijital dönüşüme hazırlık veya olgunluk değerlendirmesi yapılabilmesi için, temel iş fonksiyonlarını (Yönetim, İnsan Kaynakları, Finansman, ARGE, Üretim, Pazarlama, Muhasebe, Halkla İlişkiler, Teknik) gerçekleştirmek üzere dijital varlıklardan ve elektronik iş araçlarından ne seviyede faydalandığını incelemek gerekir.
İşletmelerin kullanması gereken temel elektronik iş araçları şunlardır:
- Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP): Finansman, muhasebe, stok yönetimi ve tedarik fonksiyonlarını yerine getirir.
- Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM): Pazarlama ve satış fonksiyonlarını destekler.
- Üretim Planlama Yazılımları (MES): Üretim süreçlerini yönetir.
- İnsan Kaynakları Yazılımları (HR): İzin, harcama başvurusu ve performans değerlendirme gibi işlemlerde kullanılır.
Bu fonksiyonların dijital olarak yönetilmesi önemlidir, ancak dijital dönüşümün kritik noktası, bu fonksiyonlar/departmanlar/elektronik iş araçları arasında veri entegrasyonu (API arayüzleri aracılığıyla) sağlanmasıdır.
Farklı iş süreçleri ve fonksiyonları bağımsız olarak dijitalleşmiş olsa bile, kullanılan yazılımlar birbiriyle iletişim kurmuyorsa (entegre değilse), süreçleri birbirine bağlamak için insan faktörü devreye girer; bu da hatalı veri girişine ve işlem gecikmelerine yol açar. Yazılımsal entegrasyon sayesinde işletmeler işgücü tasarrufu, sürat ve operatör kaynaklı hata riskinin azaltılması gibi faydalar elde ederler.
Örnek: Bir işletmenin dijital olgunluk seviyesi, yalnızca siber güvenlik önlemleri veya yöneticilerin Endüstri 4.0’a önem verdiğini beyan etmesiyle yüksek olmamalıdır. Gerçek olgunluk, bir e-ticaret siparişinin, tamamen yazılımsal ve entegre bir şekilde, sipariş ve müşteri bilgilerinin CRM’e kaydedilmesi, ERP’de irsaliye oluşturulması, stoktan düşülmesi ve E-Fatura düzenlenmesi gibi fonksiyonları otomatize edebilmesiyle ölçülmelidir.
Ayrıca işletmelerin olgunluk seviyesinin değerlendirilmesinde, Yapay Zeka (AI), Büyük Veri (BD), Nesnelerin İnterneti (IoT), Bulut Teknolojileri, Sanal/Artırılmış Gerçeklik (AR/VR) gibi küresel teknolojik megatrendlerden ne seviyede faydalandıkları da dikkate alınmalıdır.
Gelecekteki Modeller İçin Çözüm Odaklı Yaklaşımlar
Gelecekte geliştirilecek dijital olgunluk modellerinde aşağıdaki hususların dikkate alınmasında fayda olacağı değerlendirilmiştir:
- İşlevsellik ve Entegrasyon: İşletme fonksiyonlarının yazılımsal olarak yerine getirilmesi ve verilerin insan eli değmeden entegrasyon metodları ile aktarılması esastır.
- Güvenilirlik: Veri toplamada ankete ilave metodlar kullanılarak güvenilirliğin artırılması gerekmektedir.
- Konsantrasyon ve Dikkat Ekonomisi: Anket tasarımında, cevaplayıcıların “dikkat ekonomisi” kavramıyla ilişkili olarak konsantrasyon kaybı yaşama riskini azaltmak amacıyla soru sayısının en aza indirilmesi önemlidir. Sorular, cevaplayıcı algısını ölçmek yerine, işletme fonksiyonlarının dijitalleşme durumunu tespit edecek şekilde geliştirilmelidir.
Yeni bir model, birden çok sektöre uygulanabilecek, iş fonksiyonları, teknolojik megatrendlerin kullanımı ve elektronik iş yazılımları arasındaki entegrasyon faktörlerini bir arada ele alan bir yapıda olmalıdır.
Analoji: Dijital olgunluğunuzu ölçmek, bir binanın sadece dış cephesinin boyasını kontrol etmek yerine, temelini, tesisat sistemini ve farklı odalar arasındaki iletişimi (entegrasyonu) kontrol etmeye benzer. Sadece dışarıdan iyi görünmek (algı), iç sistemlerin entegre ve işlevsel olduğu anlamına gelmez. Gerçek olgunluk, iş süreçlerinizin yazılımsal entegrasyon ile ne kadar sağlam ve hatasız işlediğine bağlıdır.

Bir yanıt yazın